Tüketicilerin sağlıklı, güvenilir, izlenebilir ve çevreye duyarlı ürünlere yönelik ilgisinin artması, organik ürün pazarını üreticiler ve gıda işletmeleri açısından stratejik bir sektör hâline getirmiştir. Ancak bir ürünün doğal yöntemlerle üretilmesi, katkı maddesi içermemesi veya geleneksel yöntemlerle hazırlanması, o ürünün doğrudan “organik” olarak adlandırılabilmesi için yeterli değildir. Bir ürünün organik olarak satışa sunulabilmesi için üretimden işleme, ambalajlamadan depolamaya kadar bütün süreçlerin ilgili mevzuata uygun biçimde kontrol edilmesi ve sertifikalandırılması gerekir.
Türkiye’de organik tarım faaliyetleri, 5262 sayılı Organik Tarım Kanunu ile Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik kapsamında yürütülmektedir. Organik üretim faaliyeti; üretici ile Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş kontrol ve sertifikasyon kuruluşu arasında imzalanan sözleşmeye dayanır. Dolayısıyla “organik”, işletmelerin yalnızca pazarlama amacıyla kullanabileceği serbest bir ifade değil, yasal şartlara bağlı bir ürün niteliğidir.
Organik Ürün Sertifikası Nedir?
Organik ürün sertifikası; bir tarımsal ürünün, işlenmiş gıdanın veya organik üretim zincirindeki ilgili faaliyetin belirlenen organik üretim kurallarına uygun olduğunu gösteren belgedir. Sertifikasyon sürecinde yalnızca nihai ürün değerlendirilmez. Ürünün yetiştirildiği arazi, kullanılan tohum veya üretim materyali, gübreler, bitki koruma ürünleri, işleme yöntemleri, depolama şartları, ambalajlama, etiketleme ve sevkiyat süreçleri de kontrol kapsamına alınır.
Bu nedenle organik sertifikasyon, basit bir laboratuvar analizinden ibaret değildir. Laboratuvar sonuçları önemli olmakla birlikte, organik uygunluğun temelinde üretim sisteminin tamamının kontrol edilmesi, kayıt altına alınması ve izlenebilirliğin sağlanması bulunur.
Organik Ürün Sertifikasını Kimler Almalıdır?
Organik üretim zincirinde faaliyet gösteren çiftçiler, üretici grupları, hayvancılık işletmeleri, arıcılık ve su ürünleri işletmeleri, gıda işleyicileri, ambalajlama tesisleri, depolar, fason üreticiler ve organik ürün pazarlayan ticari işletmeler sertifikasyon kapsamına girebilir.
Örneğin organik olarak yetiştirilen bir meyveyi satın alıp reçel üreten bir işletmenin, yalnızca hammaddenin organik sertifikasına güvenmesi yeterli değildir. Reçelin işlendiği tesisin, kullanılan yardımcı maddelerin, üretim hattının, depolamanın ve etiketlemenin de organik ürün kurallarına uygun olması gerekir. Organik olmayan ürünlerle organik ürünlerin karışmasını veya bulaşmasını önleyecek fiziksel ve operasyonel tedbirlerin alınması zorunludur.
Organik Ürün Sertifikası Alma Süreci
1. Ürün ve faaliyet kapsamının belirlenmesi
İlk aşamada hangi ürünün sertifikalandırılacağı ve işletmenin organik ürün zincirindeki rolü belirlenmelidir. Bitkisel üretim, hayvansal üretim, işleme, ambalajlama, depolama ve pazarlama faaliyetlerinin gereklilikleri birbirinden farklı olabilir.
Aynı zamanda ürünün hangi pazarda satışa sunulacağı da değerlendirilmelidir. Türkiye pazarı için ulusal organik tarım mevzuatı esas alınırken, Avrupa Birliği veya başka ülkelere yapılacak ihracatlarda hedef ülkenin organik üretim ve ithalat şartları ayrıca incelenmelidir. Bu nedenle sürecin başında doğru standardın ve belgelendirme kapsamının seçilmesi, sonradan oluşabilecek zaman ve maliyet kayıplarını önler.
2. Bakanlık tarafından yetkilendirilmiş kuruluşun seçilmesi
Türkiye’de organik tarım kontrol ve sertifikasyon işlemleri, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş kuruluşlar aracılığıyla yürütülür. Kuruluş seçilirken yalnızca fiyat değerlendirmesi yapılmamalı; kuruluşun yetki kapsamı, yetki süresi, ürün grubundaki deneyimi ve hedef ihracat pazarındaki tanınırlığı da incelenmelidir.
Bakanlığın yetkili kuruluşlar listesi güncel olarak kontrol edilmelidir. Çünkü kuruluşların yetki tarihleri veya faaliyet kapsamları değişebilmekte, bazı kuruluşların yetkileri iptal edilebilmektedir.
Ürün belgelendirme kuruluşlarının teknik yeterliliğinin değerlendirilmesinde TS EN ISO/IEC 17065 standardı önemli bir çerçeve sunmaktadır. TÜRKAK, bu standardın ürün belgelendirme kuruluşlarının yönetim sistemi ve teknik yeterliliğine ilişkin genel şartları belirlediğini açıklamaktadır.
3. Başvuru ve sözleşme işlemleri
Yetkili kuruluşun belirlenmesinin ardından işletme bilgileri, ürünler, üretim alanları, tesisler, kapasite, tedarikçiler ve üretim yöntemleri hakkında başvuru yapılır. Başvurunun değerlendirilmesinden sonra taraflar arasında kontrol ve sertifikasyon sözleşmesi imzalanır.
Üreticilere veya işletmelere Bakanlığın kayıt sistemine uygun bir müteşebbis kodu verilir. Fason üretim, depolama veya işleme hizmeti alınması durumunda bu faaliyetleri gerçekleştiren işletmelerin de kontrol sistemine dâhil edilmesi gerekebilir.
4. Mevcut durum ve dokümantasyon hazırlığı
Denetimden önce işletmenin organik üretim gerekliliklerine ne ölçüde hazır olduğu değerlendirilmelidir. Bu aşamada arazi geçmişi, üretim planları, girdi kayıtları, satın alma belgeleri, tedarikçi sertifikaları, reçeteler, proses akışları, temizlik planları, depo kayıtları ve satış belgeleri gözden geçirilir.
İzlenebilirlik sisteminin, satın alınan organik hammaddeden satılan nihai ürüne kadar bütün hareketleri gösterebilmesi gerekir. İşletmeye giren hammadde miktarı ile üretilen ve satılan ürün miktarı arasında açıklanabilir bir kütle dengesi bulunmalıdır. Kayıtların eksik, tutarsız veya geriye dönük olarak doğrulanamaz olması, sertifikasyon sürecindeki en önemli uygunsuzluk nedenlerinden biridir.
5. Geçiş sürecinin tamamlanması
Konvansiyonel üretimden organik üretime geçen tarım alanları için belirli bir geçiş süresi uygulanır. Yönetmelik kapsamında tek yıllık bitkilerde ekim tarihinden önce en az iki yıllık, yem bitkileri dışındaki çok yıllık bitkilerde ise ilk organik ürün hasadından önce üç yıllık geçiş süreci öngörülmektedir. Arazinin geçmiş kullanımı, risk durumu ve resmi kayıtlar dikkate alınarak yetkili kuruluş tarafından geçiş süresi mevzuat sınırları içinde değerlendirilebilir.
Bu durum, yeni organik üretime başlayacak işletmelerin sertifika süresini planlarken dikkate alması gereken en önemli konulardan biridir. Üretici, sözleşme imzalandığı anda her ürünü doğrudan “organik” etiketiyle satışa sunamaz.
6. Yerinde kontrol ve gerektiğinde numune alınması
Başvuru ve hazırlık aşamalarından sonra yetkili kontrolör tarafından üretim alanında veya işletmede yerinde denetim gerçekleştirilir. Kontrol sırasında üretim uygulamaları, kullanılan girdiler, tesis hijyeni, depolama koşulları, ürün ayrımı, etiketler ve kayıtlar incelenir.
Risk değerlendirmesine bağlı olarak toprak, yaprak, ürün veya hammadde numunesi alınabilir. Analizlerde yasaklı veya organik üretime uygun olmayan maddelerin tespit edilmesi durumunda ürünün statüsü askıya alınabilir ve kaynağın belirlenmesine yönelik inceleme başlatılabilir.
7. Uygunsuzlukların giderilmesi ve sertifikasyon kararı
Denetim sonucunda uygunsuzluk tespit edilirse işletmeden düzeltici faaliyet gerçekleştirmesi istenir. Eksik kayıtların tamamlanması, uygun olmayan girdilerin kullanımının durdurulması, ürün ayrım sisteminin iyileştirilmesi veya etiketlerin düzeltilmesi gerekebilir.
Uygunsuzlukların kapatılmasının ardından kontrol raporu ve ilgili belgeler sertifikasyon kararını verecek yetkili kişiler tarafından incelenir. Kontrol ve sertifikasyon kararlarının tarafsız biçimde yürütülmesi, belgelendirme sisteminin güvenilirliği açısından temel bir gerekliliktir.
8. Etiketleme ve organik ürün logosunun kullanılması
Sertifika alındıktan sonra dahi ürün etiketleri serbest biçimde hazırlanmamalıdır. Etiket üzerinde organik ürün statüsü, yetkilendirilmiş kuruluşun adı veya kodu, sertifika bilgileri ve mevzuatın gerektirdiği diğer unsurlar doğru şekilde yer almalıdır.
Geçiş sürecindeki ürünlerle tamamen organik statü kazanmış ürünlerin etiketleme kuralları birbirinden farklıdır. Örneğin geçiş süreci ürünlerinde organik ürün logosu kullanılamaz. Yanlış logo, eksik sertifika numarası veya tüketiciyi yanıltabilecek organik ifadeler, ürünün piyasaya arzını ve işletmenin yasal durumunu riske atabilir.
Organik Sertifika Maliyeti ve Süresi Neye Göre Değişir?
Organik ürün sertifikasının maliyeti için her işletmeye uygulanabilecek tek bir rakam bulunmamaktadır. Üretim alanının büyüklüğü, ürün sayısı, işletmenin faaliyet türü, tesis sayısı, kontrol süresi, seyahat giderleri, analiz ihtiyacı, çalışan sayısı ve hedeflenen belgelendirme kapsamı maliyeti etkiler.
Sertifika alma süresi de yalnızca denetim takvimine bağlı değildir. Özellikle tarımsal üretimde geçiş süresi, sertifikasyon takviminin temel belirleyicisidir. İşleme veya ambalajlama işletmelerinde ise mevcut altyapının uygunluğu, tedarikçi belgelerinin hazır olması ve izlenebilirlik kayıtlarının yeterliliği süreci doğrudan etkiler.
Sertifikasyon Sürecinde Yapılan Yaygın Hatalar
İşletmelerin en sık yaptığı hataların başında, “doğal”, “katkısız”, “köy ürünü” veya “ilaçsız” ifadeleri ile organik ürün kavramını aynı kabul etmek gelir. Organik ürün statüsü, beyana değil kontrol ve sertifikasyona dayanır.
Diğer önemli hatalar; yetkisiz bir kuruluşa başvurmak, arazi ve üretim geçmişini belgeleyememek, organik ve konvansiyonel ürünleri aynı alanda kontrolsüz biçimde depolamak, tedarikçi sertifikalarının geçerliliğini takip etmemek ve sertifika tamamlanmadan etiket üzerinde organik ibaresi kullanmaktır.
İsostar Global Organik Ürün Belgelendirme Sürecine Nasıl Değer Katar?
İsostar Global; sistem belgelendirme, ürün belgelendirme, gıda güvenliği ve sürdürülebilirlik alanlarında faaliyet gösteren bir belgelendirme kuruluşudur. Firmanın hizmet yaklaşımı; işletmelerin belgelendirme ihtiyaçlarını doğru belirlemeyi, süreci planlamayı ve ulusal veya uluslararası pazarlara yönelik uygunluk gerekliliklerini profesyonel biçimde değerlendirmeyi amaçlamaktadır.
Organik ürün sürecinde İsostar Global ile gerçekleştirilecek ön değerlendirme sayesinde ürün grubu, hedef pazar, mevcut dokümantasyon, gıda güvenliği altyapısı ve ihtiyaç duyulan sertifikasyon kapsamı birlikte ele alınabilir. Türkiye’de organik tarım sertifikasının nihai kontrol ve onay işlemlerinin, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından ilgili kapsamda yetkilendirilmiş kuruluş üzerinden yürütülmesi gerektiği unutulmamalıdır.
Doğru planlanan bir sertifikasyon süreci yalnızca belge edinmekten ibaret değildir. Etkin bir organik ürün sistemi; tedarikçi kontrolünü güçlendirir, izlenebilirliği artırır, hatalı etiketleme risklerini azaltır ve tüketici güvenini destekler. İsostar Global’in profesyonel yaklaşımıyla işletmeler, organik ürün hedeflerini mevzuata uygun, sistematik ve sürdürülebilir bir yapıya dönüştürebilir.
Organik ürün sertifikası başvurusu, kapsam belirleme ve belgelendirme süreçleri hakkında profesyonel destek almak için İsostar Global ile iletişime geçebilirsiniz.